Paylaşacak tecrübemiz, söyleyecek sözümüz var

ELLİYİZ

50 yaş ve üstü kadın, erkek, emekli, çalışan, EYT’ li ,bekar, evli her kesimden bizlerin paylaşım platformu

İNGİLTERE’DEKİ YAŞAMDA ŞAŞIRTAN FARKLILIKLAR 2.Bölüm

tarafından | Ara 11, 2021 | Hayatın içinden | 1 Yorum

Nerede kalmıştık evet devam ediyoruz.

  • Bahçe düzeni ve tertibinin bir prestij ve etrafça kabul statüsü olması, evin temizliğinden ziyade bahçesinin temiz tutulması.
  • Banyoda priz olmamasının yanında aydınlanma için elektrik düğmesi yerine tavandan sallanan kordonun çekilerek kullanılması.
  • Çamaşır makinasının daha çok mutfakta olması.
  • Muslukların soğuk su-sıcak su musluğu olarak ayrı ayrı armatürler olması yani ya elin donması ya da haşlanması durumu (El yıkarken jimnastik hareketler yapma zorunluluğu, sıcak sudan soğuksuya elini zıplatmak zorunda kalmak).
  • Sifonu çekilmemiş bir tuvalete rastlayamayacakken, genel tuvaletlerden çıkarken elleri sadece suya gösterir gibi yapmaları (neyse ki Korona ile su ve sabunla daha çok tanışılması.) Ancak hemen hemen her gün yıkanılması…
  • Yüzün, lavaboya su doldurarak yıkanması, mutfak lavabosunda ayakkabı yıkama hikayeleri…artık biraz geçmişte kalsa da…
  • Yine tarih sayfalarında geçen bulaşıkların durulanmadan kaldırılması
  • Olabildiğince temizlik, tamir, boya, badana işlerini kişilerin kendilerinin yapmayı tercih etmesi.
  • Camların aylarca, yıllarca silinmemiş olabilmesi (yağmur avantaj olsa gerek).
  • Tuvaletlerde taharet musluğunun olmaması, bazı evlerde banyo ve wc’nin ayrı olması. ( wc’siz banyo, lavabosuz tuvalet gibi.)
  • Artık erkekler tuvaletinde bebekleri için alt değiştirme ünitesinin de bulunması, daha az yaygın olsa da mevcut…Babaların bebekleri ile sokaklarda tek başına saatler geçirmeleri
  • Gerektiğinde gayet bizden insanların bile bahçeleri veya çalıları wc olarak kullanabilmesi, hatta genç partilerinde, evin içine girmek istemeyenler için bahçenin bu noktası wc olarak kullanabilir şeklinde adres gösterilmesi.
  • Gün içinde havanın aşırı değişimi nedeniyle lahana gibi giyinme gereği, güneşin bulut arkasına girmesi ile havanın kutup soğuğuna dönmesi, güneş parlayınca sıcaktan bunalma, aynı anda bikini ve kürkle gezenlerin olması, altında parmak arası terlik, üstünde kar montu veya altında kar botu üstüne bikini üstü giyilmesi.
  • Sohbetlerin yüzde 90’nının hava durumu ile ilgili başlaması ve çoğunun onla bitmesi.
  • Hala pek çok dokümanın posta ile gelmesi.
  • Kartpostalın kutlama, teşekkür, sevgi, saygı gibi hisleri belirtmek için en önemli araç olması. Hediyenin kartsız sunulmasının büyük bir eksiklik olması. Sırf kartpostal satan dükkanların olması.
  • Bir şeyi gönlünüzden kopup verdiğinizde mutlaka “are you sure?” (Emin misin?) cümlesini duymanız, hatta gidip para çekeyim ödeyeyim diyerek hamle yapılması, sadece hamle diyelim 😊.
  • Bir komşunuza içinizden gelip tabakla bir şey götürdüğünüzde (ki şok geçirtmenize aslında hiç gerek yok ama neyse) … diyelim mezenin üstünü süslediğiniz siyah zeytini yemedi ise biz bunları yemiyoruz diyerek geri getirmesi (ziyanlığı asla sevmediklerinden) 😊.
2 bolum ic
İngiltere’de Yaşam
  • Banka hesabı açmanın deveye hendek atlatmaktan zor olması, kredi kartı almanın (Türkiye’de gökten kendi kendine yağarken) güçlüğü yanında kredi kartının değil, banka kartının daha popüler olması. Bankada numaratör olmaması
  • Para üstü alma-verme işlerinde kafaların kilitlenmesi ve reset atma ihtiyacı. 18 TL tuttu ben sana 2 TL vereyim sen bana 20 TL ver gibi durumlarda karşındakinin yüz ifadesi!
  • Bir iş yaparlarken başka bir şeyle ilgili bir soru sorduğunuzda veya salatadan domatesi çıkar onun yerine daha fazla salatalık koy gibi sistemi yakan sözler söylemeniz durumunda sana bakışları …daha doğrusu bakışsızlıkları 😊.
  • Ehliyet sınavında soruların ağırlıklı motosikletlilere ve bisikletlilere nasıl dikkat edeceğimizle ilgili olması.
  • İnsanların dışarı çıkarken genellikle sebze veya meyve salatalarını, sandviçlerini evde hazırlamaları, en azından çantaya muz atarak dışarıda yemektense atıştırmalıklarını yanlarına almaları.
  • Vejeteryanlığın ve veganlığın çok yaygın olması. Onlara özel pazarların kurulması.
  • Kahvaltıda kuru fasulye yemeleri, bu da bir klasik olduğu için yazalım dedim yoksa yemek konusu da ayrı bir yazım konusu olabilr…
  • Kan testi yaptırdığınızda sonucun detaylarla değil de sadece her şey normal diye bildirilmesi. (Israrla özel olarak talep edilmedikçe)
  • Sağlık hizmetlerinin, ücretsiz olması (ve fakat sağlık sistemi üzerine konuşulacak çok şey olduğundan onu ayrı bir yazıda sayfalarca yazmak lazım…)
  • Kamp ve yürüşlerin olmazsa olmazlar arasında olması
  • İnsanların sosyalleşmek istediklerinde genelde parklarda bahçelerde buluşmaları.
  • Çocukların diğer arkadaş çocukları ile ibadetten bağımsız kiliselerde veya kütüphanelerde kaynaştırılmaları.
  • Gençlerin buluştuklarında kendi aralarında çok zevkli bilgi yarışmaları yapmaları, zihin çalıştıran veya aile oyunları oynamaları ve bundan son derece keyif almaları (Bir kesim gençler hariç…).
  • Ev partilerinde insanların kendi içeceklerini getirmeleri (ortak kullanım için de olabilir).
  • Türkiye’denim denildiğinde çoğunlukla ilk cümlenin “aaa ben evlenmeden önce sırt çantası ile gezmiştim” denmesi ve “aman Allah’ım neydi o yemekler” ile devam edilmesi. Son yıllarda artık havadan çok yemeklerimize övgüler yağdırmaları.
  • 50 yıllık evlere yeni denmesi, tarihi lokanta ve pub’lar derken 100-500 yıllardan bahsedilmesi ve pek de değiştirilmeden korunmuş olmaları.
  • Marketlerde taze balık, etlerin paketlenmiş halde, sebzelere ise pişirmeye hazır halde ucuzca ulaşma imkânı. Etin ucuz sebzenin Türkiye’den pahalı olması.
  • Çoğunluğun kimseye unvanını, mezun olduğu okulu sormaması, kıyafetine göre ötekileştirmemesi, çoğunluğun cinsel tercihini sorgulamaması.

Böyle sürer gider bu liste eminim. Kim bilir onlar bize ne listeler hazırlar. Kültür dediğin farklılıkları da birarada içermiyor mu? Globalleşen dünyada herşeyin bir olmaya başladığı bu yeni dönemde güldüren, öğreten feyz veren farklılıklar ne güzeldir. Her kültürün sosyal yaşantının birbirine göre eksileri de var artıları olduğu gib …gerekliliklerden dolayı geliştirdiklerimiz, bazen fazlalıklarımızdan dolayı yerinde kalmışlıklarımız.
Ahhh ve nasıl oldu da unuttum bu yazıda “Please”siz hiçbir cümlesinin sonlandırılamadığını ve ne yazık ki “kolay gelsin” “eline Sağlık’a karşılık gelen bir cümlesinin olmadığını…anlaşılan yeni yazı konum belli oldu. “Biz de olup burada bulamadıklarımız…:)

Saygılarımla

1 Yorum

  1. Özlem Acar

    Yeni yazını da aynı heyecan ile bekliyorum. Kalemine sağlık ..

    Yanıtla

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest

Share This