Paylaşacak tecrübemiz, söyleyecek sözümüz var

ELLİYİZ

50 yaş ve üstü kadın, erkek, emekli, çalışan, EYT’ li ,bekar, evli her kesimden bizlerin paylaşım platformu

INGILTERE’DE CHARITY (HAYIR KURUMU) ANLAYIŞI

tarafından | Haz 9, 2022 | Hayatın içinden | 0 yorum

İngiltere’de kendi gözlemlerimle, kendi bilgi düzeyimde paylaşmak istediğim Türkiye’den farklılıklardan biri de Charity’ler. Charityleri anlatırken aslında (recycle/recover) geri dönüşümün önemini de ele alabilmiş oluyoruz.
Charityler bu ülkenin olmazsa olmazlarından biri ve yaşamın önemli parçası olarak karşımıza çıkıyor. İhtiyacı olanlara yardım eli uzatan kuruluşlar olarak tanımlayabileceğimiz bu kurumlar bence aslında bir anlayış.
Alışveriş bölgelerine, geldiğinizde yaklaşık üç dört dükkândan biri Charity. Bunlar diğer dükkanlara benzer özenle hazırlanmış, vitrinleri, satış elemanları, soyunma odaları vs olan yerler. Giyim, mutfak eşyası, ev eşyası, kitap, oyuncak başta olmak üzere, gelinlik beyaz eşya gibi detayda pek çok eşya mevcut.
Burada bizim anlayışımızdan temel olarak farklı olan durum, charityler’den sadece ihtiyacı olanlar, maddi durumu daha düşük olanlar değil, her türlü gelir düzeyinden, sınıftan insanlar alışveriş ediyor.

WhatsApp Image 2022 06 08 at 21.56.41
Charıty

Ülkemizden en büyük farkı bence, insanlar buradan ürün satın almaktan gurur duyuyorlar. Buradan alışveriş etme nedenleri imkansızlıktan değil, dünyayı ve ihtiyacı olanları koruyabilmek için.
Hepsi yıkanmış, hepsi ütülü, hatta üzerlerinde etiketi, orijinal etiketi duranlar da mevcut…kullanılmış olanları kullanmaya hayıflanmıyor insanlar, çünkü sürdürülebilirlik önemli burada. Bir eşyanın ölünceye kadar kullanılabilinmesini amaçlıyor insanlar. Evinizin önüne dahi fazla olan bir eşyanızı koyabiliyorsunuz. Üzerine “alabilirsiniz” yazıyorsunuz, komşunuz bile alıyor. Ayıp değil … hatta işe yarıyor diye hoşunuza gidiyor. Benim de almışlığım var. Bunu paylaşabilmek bile bir aşama benim için…’el ne der ‘i aşmaya başlamamız lazım…aştığım baya adım oldu, hala aşamadığım çok şey olsa da… şu etiketlerden kurtulabilsek rahatlayacağız da neyse o başka bir konu…Bir kişinin üzerinde bir şey beğendiğinizde hemen övünerek ‘ aaa charityden 2 pounda aldım demeyi seviyorlar. En büyük ayrılma bu noktada bence, biz kardeşimizin kıyafetini bile kullanmamayı benimserken onlar bir şeyin ziyan olmasına tahammül edemiyor. Ziyanlık yok burada. Buraya Türkiye’den gelen bir misafire konuyu anlattığımda ‘ “asla başkasının giydiğini giymem” denilmesine çok rastlıyorum, aklıma artık şunlar geliyor; restaurantta başkasının içtiği bardaktan içiyoruz, başkasının ağzına sürdüğü kaşıkta yiyoruz da neden dezenfekte edilmiş kıyafet giyilmesin. …Bu anlayışla baş başa kaldıkça bir adım daha bu fikirlere yaklaşıyor insan, Bunlar aslında kalıplarımız, bakış açısı değişebiliyor. Herkesin esneklik sınırları var tabi, kimisi hiç giyilmemiş tercih ederken kimisi ayakkabıdan çarşafa kadar düşünmeden alıyor…
Görülmeyen aklıma gelen faydalarını sıralamak istersek;
İnsanlar daha uygun fiyata ürün satın alıyor.

Evlerdeki fazlalıklar çok büyük kolaylıklarla başkaları ile paylaşılıyor.
– Adım başı olması nedeni ile ulaşım kolaylığı olması yanında büyük parçaları evinizden alabiliyorlar veya satın aldıklarınızı uygun fiyatla evinize getirebiliyorlar.
– Gönüllük usulü çalışıldığı için, özellikle kendilerini artık işe yaramaz hisseden yaşlılar burada çalışarak hem sosyal çevre buluyor hem işe yaramanın doyumunu yaşıyor. Aktif yaşamın içinde burada yaşlılar…
Gönüllü çalışma imkânı nedeni iş tecrübesi olmamış kişiler, gençler burada iş tecrübesi kazanıyor sonrasında ilgili kuruluşta veya başka bir yerde tecrübeli maaşı ile işe başlayabiliyor.
– Suçlular, uyuşturucu kullananlar ıslah edilmek üzere burada cezalarının veya iyileşme süreçlerini hizmet vererek tamamlayabiliyorlar.
– Engelliler çalışarak kendilerine güvenlerini kazanabiliyorlar.
Ayrıca benim gibi hazine avcılığı yapmak isteyenler nostaljik kıymeti olan parçaları daha uygun fiyata alabiliyor. Bağış yapmış olmanın yanında bugün ne bulacağım heyecanı da yanınıza başka bir kar …
– Evinizde bahçe partisi yapacaksınız dostlarınızla piknik yapacaksınız, tek kullanımlık plastik tabak bardak kaşık çatal yerine, kırılsa üzülmeyeceğiniz gayet şık bir o kadar ucuz porselenlerden satın alıp aynı zamanda hayır işleyip kullandıktan sonra gidip aynı veya başka bir kuruluşa yeniden bağışlıyorsunuz. Hem yer işgal etmiyor hem çevreyi koruyor hem tekrar tekrar düşük maliyetle bağış yapmış oluyorsunuz. Kazan-kazan-kazan…(Bir not: Biz en kıymetli ev eşyalarımızı misafirlerimize çıkarırken burada insanlar misafir kırsada ne kendileri ne misafirlerin üzülmeyeceği alternatifleri kullanıyorlar… ‘genelde’ diyelim, istisnalar mevcut…Gösteriş duygusundan arınmışlar, en azından buralar böyle)

– Başka güzel bir nokta örneğin dükkanınız var, satılığa çıkardınız, kiracı arıyorsunuz, o sırada dükkânı charity’e veriyorsunuz dükkân boş boş beklemiyor, siz hayır işliyorsunuz, ziyanlık olmuyor, dükkânı görmek isteyen de istediği saat gidip geziyor dükkânı…

WhatsApp Image 2022 06 08 at 21.56.40 1
Charıty

Bazıları o kadar gelişmiş ki sadece oyuncak satanı sadece gelinlik satanı mevcut, branşlaşmışlar…
Düşük gelirlilere, evsizlere, kanser hastalarına, kalp hastalarına, zihinsel engellilere gidiyor gelirler çoğunlukla. Genelde kuruluşların hedef kitleleri var yani ihtiyaçlar kategorileşmiş bildiğim kadarı ile…
İngiltere’de 166 000 kayıtlı hayır kurumu mevcut ve yıllık iş hacmi 48 000 pound civarında.
Ekonominin de oldukça büyük bir parçası milyona yakın insana is olanağı sağlanmışken elde edilen gelirle de ihtiyacı olan oldukça büyük bir yelpazeden insana da yardım edilmiş olunuyor.
Bu işleri yönetmek belli ki o kadar kolay değil. Büyük yönetim kadroları, organizasyonları CEO ları vs var. O işin başka yönü tabi…
Bildiğim kadarı ile durum bu, üzerinde tartışılacak üzerinde kafa yorulacak çok nokta var, keşke bizde olsa dediğim önemli bir konu. Ancak galiba biz yardım etmeyi çok daha seven bir millet olmamıza rağmen yardım kabul etmeyen alıcı olan tarafta olmayı onur meselesi yapan, bu konuda biraz daha dar açıdan bakan bir milletiz (gönlü bu kadar genişken). Bu iş adı üstünde alışveriş … genelde bizler “ver”meyi konuşuyoruz, ama “al”mazsan adı alışveriş olmuyor. Bağışlamak kadar bağış satın alma konusundaki açımızı da açma zamanı geldi bence… Bu pahalılık da üstelik

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest

Share This