Paylaşacak tecrübemiz, söyleyecek sözümüz var

ELLİYİZ

50 yaş ve üstü kadın, erkek, emekli, çalışan, EYT’ li ,bekar, evli her kesimden bizlerin paylaşım platformu

Bir Karavan Macerası

tarafından | Eki 31, 2021 | Gezi | 0 yorum

Merhaba değerli dostlar. Hatırlarsanız elliyiz.com sitemizde karavanlar hakkında yazdığım yazımın sonunda, eğer karavanlar konusunda bir tecrübem olursa bunu sizinle paylaşmaya söz vermiştim. Şimdi bu sözümü yerine getirme zamanı geldi. Çünkü geçtiğimiz haftalarda kardeşim ve eşlerimiz ile birlikte üç günlüğüne de olsa karavan ile gezi deneyimi yaşadık.

Karavan maceramız İstanbul’dan başladı. Sabah 09.30’da karavanlar hakkında başlayan oryantasyonumuz öğlen 12.30’da tamamlandı. Bizim ilk kez deneyimsizliğimiz ve sevgili İsmail Bey’in karavanları konusundaki şevk ve heyecanı ile üç saatin nasıl geçtiğini anlamadık bile. Ardından araçlarımızı alıp Çatalca’da yeni açılan bir karavan kampına doğru yola çıktık.

1

2 Karavan ile yola çıktık

Araçlarımız Fiat Ducato 17 metreküp. İçlerinde 190×130 ebadında yatak, tuvalet ve banyo, ısıtma ve sıcak su sistemi, iki ocak ve lavabo, oturma grubu, uydu anteni tv olan ve tamamen orijinal karavan ve yat malzemelerinden yapılan lüks bir araç.

20211014 164505
Kocaçeşme Köyü sahili

Karavanlarımız ile kısa sürede Çatalca’daki kamp yerine vardık ve park ettik. Buradaki altyapı donanımı özenle hazırlanmış. Karavanların park edilecekleri alana çakıl taşı döşenmiş. Her karavan park yerinin hemen yanında küçük çimenlik bir bahçe var. Park yerinde her karavan için ayrı elektrik ve su bağlantısı ile yan tarafında gri su atık için bir delik de mevcut. Bu arada karavancılıkta banyo ve lavabodan gelen suların “gri su” olarak adlandırıldığını belirtmeden geçmeyim.

Çatalca’da karavanda ilk gecemizde maalesef yağmur yağdı (Zaten gezinin çoğunda da yağmur yağdı). Tentemizi açtık, tavsiye üzerine bir destek ayağını daha kısa açarak suyun o taraftan boşalmasını sağladık ve karavanda hazırladığımız sandviçlerimizi tentenin altında konuşlu portatif sandalyelerimizde yedik.

Karavan parkında birçok çekme karavan vardı. Bir kısmı önüne dek (İng.deck: güverte) denilen tahta platformlar koyup üzerine çadırlar kurmuşlar. Bu çadırların içindeki odun sobaları ve önlerindeki ahşap oturma grupları çok güzel görünüyor. Kışın karda buraya gelenlerin çok güzel zamanlar geçirdiğini tahmin etmek hiç de zor değil. Hele burada gördüğümüz 9,5 metre boyundaki iki oda bir salon karavanın ev konforu sunduğundan hiç şüphemiz yok.

Ertesi sabah yine yağmur nedeni ile tente altında sandviç ve çay ile yaptığımız kahvaltının ardından yola revan olup bu kez otoban üzerinden Edirne’ye geldik. Karavanlarımızı Selimiye Camii yakınında bir sokağa park edip tava ciğeri yemeye gittik. Açık havada yediğimiz yemeğin sonuna doğru yine ıslanmaktan kurtulamadık. Badem ezmesi ve bademli kurabiye alışverişimiz sonrası bizi bu gece evinin önündeki otoparkta konuk edecek olan Eşref Bey’in evine doğru yola çıktık.

Eşref Bey çok sıcakkanlı, misafirperver ve birikimli bir kişi. Uzun bir zamanda, kendisi ile saatler sürecek keyifli sohbetler yapılabilir ama biz vaktimiz kısıtlı olduğu için izin isteyip kalktık. Yemeğimizi bu kez karavanın içinde yedik. Öndeki iki koltuk 180 derece döndüğünde rahatlıkla dört kişilik bir oturma grubu oluştuğunu da deneyimlemiş olduk.

20211014 114613
Edirne Selimiye Cami

Ertesi gün Edirne’yi dolaştık. Bu kez Selimiye Camii’ni gezdik. Ardından Saroz’a doğru yola çıktık. Saroz Körfezi’nin en kuzey-doğusunda yer alan Kocaçeşme Köyü’ne ulaştık. Burada güzel bir balık lokantası bulduk. Lokantanın işletmecileri ve çalışanlarının yakın ilgisini görünce akşam yemeğini bu güzel lokantada yemeye ve teklifleri üzerine gece lokantanın önünde konaklamaya karar verdik.

Güzel gecemizin sonunda ertesi gün Erekli’de sahilde yağmurdan kaçarak sığındığımız bir saçak altında kahvaltımızı yaptıktan sonra dönüş yolculuğumuz başladı. Uygun bir alanda durup karavanlarımızın teslimat öncesi temizliğini yaptık ve İstanbul trafiğini bir kez de bu büyük araçlar ile deneyimleyerek karavanları aldığımız gibi teslim ettik.

2
Karavan da temizlik öncesi

Sonuç olarak, ben ve kardeşim karavan olayına bayıldık. Eşlerimiz hala biraz mesafeli duruyorlar. Karavanın güzelliği özgürce gezip, nerede kalacağız, ne yiyeceğiz sorununun daha kolay çözümlenmesi. Zorlukları var tabi; küçük bir hacimde yaşamak, konaklamak için güvenli yerler bulmak, suyu ve elektriği idareli kullanmak bunların arasında. Eğer yılda birkaç ay kullanılmayacaksa bir motokaravan sahibi olmak pek maliyet-etkin bir yol olarak görünmüyor. Özellikle emekli olmayıp da kısıtlı zamanlarda tatil yapanların karavan heveslerini karavan kiralayarak karşılamaları daha doğru olur diye değerlendiriyorum. 

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Pin It on Pinterest

Share This